Süper Lig bilindiği gibi başladı, bilindiği gibi devam ediyor. Trabzonspor-Kayserispor karşılaşması Bordo Mavililerin Avrupa maçı nedeniyle ileri bir tarihe ertelendi. O yüzden lig için bir şey yazamayacağız. Fakat UEFA Ligi’nde Rapid Wien gibi orta düzey bir takıma her iki maçta da yenilerek elenmesi Karadeniz Fırtınasına yakışmadı. Yenilmeyi ve elenmeyi geçtim, böyle bir takıma erken havlu atması ve teslim olmuş bir vaziyette futbol oynaması sevenlerini olduğu gibi biz futbolseverleri de üzdü. Gerçi Abdullah Avcı’nın Avrupa karnesi hiç de geçer bir karne değildir. Zayıf ve kırık notlarla doludur. Kimisi angarya maçlar olarak gördüğü için çok üstünde kafa yormadığını belirtiyor. Kimileri de takımın bütçesinden bu maçlara fazla para harcandığı için yönetimin çok sıcak bakmadığını söylüyor. Tabi bunlar iddialar. Bir takım ülke puanı için öncelikle bu maçlara çıkar ve çıkmalıdır. Futbolcular, teknik adamlar ve kulüp kendi kariyerleri için başarılı olmalıdır. Zaten aksi de düşünülmemelidir. Aksini de, söylenenleri de düşünmüyoruz ve konuşmak istemiyoruz. En azından artık Konferans Ligi’ndeki takımlar ile başa baş mücadele edilmeli ve bir zamanlar fırtına gibi estiği Trabzonspor’a geri dönmelidir diye düşünüyorum.
Gelelim Süper Lige…
Krallar sahne aldı dedik. Evet, gerçekten de öyle oldu. İcardi’nin attığı gol VAR’dan dönmeseydi Üç büyüklerin gol krallığına aday isimleri 2’şer golle kürsüde yer alacaklardı. İlk haftayı pas geçen İmmobile kendi saha ve seyircisi önünde peş peşe 2 gole imza attı. Takımını galibiyete taşıdı. Rafa Silva söylediğimiz gibi gerçekten de tam bir dripling ustası. Fernandes, Rashica ve Semih hücumun diğer ağır silahları. Al Musrati maç maç iyi duruma geliyor. Beşiktaş’ın topu rakibe veren oyunu, savunması ve çizgi halinde kaleden ileride hattı çekmeleri en büyük zaafları. Üst düzey, iyi bir takım bunu çok kötü cezalandırabilir. Dzeko ve İcardi golcü oldukları kadar iyi birer asist uzmanı olduklarını da bu hafta kanıtladılar. İmmobile, Silva, Dzeko, İcardi, Mertens, En Nesyri gibi isimlere bakıyorum gerçekten inanılmaz iyi vuruş teknikleri var. Yetenekleri var. Bu çalışılmakla olmayan yetenekler. Genlerinde futbol oynamak, ara pası, teknik vuruş ve gol vuruşu gibi yetenekler zaten çiplere yerleştirilmiş. Gol vuruşu yaparlaerken kaleye ve kaleciye bakmıyorlar bile. Doğru vuruşu yapıyorlar top zaten istedikleri yere gidiyor. Fenerbahçe 2-0 öne geçmesine rağmen ikinci yarıda bu üstünlüğünü koruyamadı. Son dakikaya kadar Göztepe golü kovaladı ve amacına ulaştı. Göztepe adına Koray Günter öne çıkan isimdi. Sara, En Nesyri ve Ndour yeni isimler lige ısınmaya çabuk başladı. Üç büyükler lige ağırlığını koyacaktır ve haftalar ilerledikçe kopmalar başlayacaktır. Fenerbahçe henüz istenilen fizik kondisyonu sahaya yansıtamadığını görüyoruz. Mourinho’nun lige başlangıçları genelde bu şekilde olur. İlerleyen haftalar nasıl geçecek o da bir merak konusu.
Başakşehir, Rizespor ve Sivas yine dikkat edilmesi gerekilen takımlar. Şampiyonluk şifreleri bu maçlardan geçecek gibi duruyor. Çağdaş Atan, İlhan Palut ve Bülent Uygun bu ligde biz de varız diyorlar. Adana Demirspor iyi start alamadı ve ligin dibine demir attı. Valkanis büyük eleştiri almaya başladı. Büyük teknik adamlar böyle günlerde ortaya çıkar. Fatih Terim’in yerinde olsam Adana Demirspor için lige geri dönerim. Hodri meydan derim.
Olumsuz birkaç konular da oldu. Kanunlar işletilmediğinden bu tip olayları sık ve çok göreceğiz. Daha başka durumlar da yaşayacağız. Süper Lig bence çok vahim olaylara gebe. Sanki fitili İzmir’de tutuştu. Bu arada İzmir büyük bir yangın tehlikesi atlattı. Hala çalışmalar sürüyor. Geçmiş olsun diyoruz. Tüm Türkiye insanlar birlik olmalı bu tip olumsuzlukları birlikte çözmeliyiz. Yetkili ve etkili isimler yetkilerini ve de etkilerini başka şeyler için harcıyorlar. Gelen tehlikeyi artık fark edelim.