Tükendi nefes indi perde
Ne beklenen yetişip oldu
Ne de yetişen deva derde
Hani ol yâren şimdi nerde
Fani âlemi terk idenler
Sıra sıra kabre girenler
Cananı canından bilenler
Ah! Ana baba şimdi nerde
Ağıt yakıp feryad idenler
Ah ile göz yaşın dökenler
Nerde ağlayıp diz dövenler
Gardaş bacı yar şimdi nerde
Ne gönülde küçük bir sefa
Ne yardan gelir az bir deva
Olmaz bir haber sadra şifa
Evlad-ü iyal şimdi nerde
Hayat meğer bir nefes imiş
Var mı bâki yaşayan kimmiş
Can ki cananı çoktan silmiş
Eş dost arkadaş şimdi nerde
Gidenlerden biri gelseydi
O Âlem'den haber verseydi
Kabir sualin ders etseydi
Telkin verenler şimdi nerde
İman gerek imiş an meğer
Var ise ameli salih eğer
Ne servet işe yarar ne değer
Hani mal mülk şimdi nerde
Görkemli saraylar kuleler
Seyran idüp bağlar bahçeler
Emir kulları hizmetçiler
Onca şatafat şimdi nerde
Her dilek karşılık bulsaydı
Her dua kabul olunsaydı
Keşki Kur'an sırdaş olsaydı
O bahaneler şimdi nerde
Şu cihanda şöhreti olan
Dünya kadar serveti olan
Kabre kadar mühleti olan
O çılgın nefis şimdi nerde
Diyar-ı Cihan'dan gidenler
Dar-ı Beka'ya göç idenler
Bâki âlemi yok bilenler
Millet-i küfür şimdi nerde
Sanma nefistendir şu hilkat
Hayat yalan ölüm hakikat
Bitti derman kalmadı takat
O mağrur duruş şimdi nerde
Saysan ömür ki dün ve bugün
Hepsi bu ya sadece iki gün
Ansızın çıka gelir ölüm
Pembe hayaller şimdi nerde
Elde midir ölümden kaçmak
Bitmiş iken bir nefes almak
Andan tezi Rabbe kul olmak
Çılgınca hayat şimdi nerde
Ey nefis var sen de oyalan
Var mı dünyada bâki kalan
Ömür sermayesi bin olan
Giden ümmetler şimdi nerde