Ne bir denetleyen ne de bir engelleyen var, şu toplumu değer yargılarından uzaklaştıran TV programlarını.

Öyle programlar var ki dibinden köşesinden bir tane eğitici kırıntı bulmak mümkün değil.

Bir takım diziler, eğlence(!) programları, hatta ve hatta haberler bile çoğu kere insanı ürkütür derecede. İnsan, içten içe: “Neler oluyor?” sorusunu sormak zorunda kalıyor kendine.

Mesela dizi filmler, “Aman Allah’ım!” dedirtiyor insana. TRT dizilerinin çoğunu da buna dâhil edebilirsiniz.  Çok masum gördüğünüz aile dizileri bile ne yazık ki sinsi bir şekilde aileyi temelden sarsıyor.

Her biri, aile yapısını ta temelinden yok edecek bomba etkisinde. İnanın abartmıyorum. Sadece fiziki tahribat görmüyorsunuz o kadar. Ancak etkileri sosyal yapıya öylesine büyük bir darbe vuruyor ki olsa da o kadar…

“Mesela ne gibi sahneler?” denilebilir.

Mesela, gerçek hayatta birbirine yabancı olan kadın ve erkeğin sarmaş dolaş sahneleri…

Tabi, “Sen hangi kafadasın?” diyenler olacaktır.

Ee ne diyelim,  biraz aklını kullanan, bu ifade üzerinden kendine bir pay çıkarır elbet... Hiç olmazsa bir araştırma içerisine girer.

İnşallah diyelim!..

Peki ya şu eğlence(!) programlarına ne demeli?

Adamlar, bazen öyle hareketlerde bulunuyor, öyle laflar ediyorlar ki insan kendini: “Ya bu kadar da olmaz!” demekten alıkoyamıyor.

Adeta yerlere yatıyorlar, çamurlara batıyorlar… müstehcen ifadeler… rezalet imalar… çirkef çirkef hareketler… kısacası ahlaki erozyon gırla gidiyor adeta.

Ya hele seyircilere ne demeli? Gülmekten kırılanlar… yerlere serilenler… ağzı açıkta kalanlar…

Yani insan bazen şöyle düşünüyor: “Bütün bunlardan ‘ümmet’ duyarlılığı beklenebilir mi? Ya da ne bileyim ‘Filistin’ ve ya efendim ‘boykot’ duyarlılığı beklenebilir mi?”

Elbette beklenmez!..

Hele bir de sosyal medya var ki onlar da ayrı bir şenlik. Yani orada bir denetleme, bir engelleme mümkün müdür?..

Doğrusu pek umudum yok. Teknik bir müdahale, bir kısıtlama, bir yasaklama yapılamaz mı acaba?

Faraza: “Teknik bir müdahale söz konusu olamıyor!..” denilebilir. Ancak başka yolları olsa gerek…

Aslında her şeyin başında eğitim gelir. Sistemi milli bir hale getirmedikten sonra, gerisi angarya…

Peki, bütün bunlar kimin sorumluluğunda? Kimin ihmali?

Elbette ilk akla gelecek olan ülkenin yönetim mekanizmasıdır.

Sen iktidarsan, muktedir olmak zorundasın! O zaman eğitime de dolayısıyla diğer bütün olumsuzluklara da müdahale edebilirsin.

Şayet edemiyorsan onca lafazanlık niye?