Yahudilerin yaşamakta olduğu Filistin MÖ:63 senesinde Romalılar tarafından işgal edildi. Yahudiler ise burada yaşamaya devam ettiler. Ancak süreç içerisinde kendilerine gönderilen peygamberlerden Zekeriya as, Yahya as ve İsa as’ı öldürdüler. Bununla kalmayıp, bir taraftan azgınlıklarına devam ederken diğer taraftan Kudüs yönetimine karşı çeşitli entrikalar planladılar. Bütün bu azgınlıkları karşısında 70 yılından itibaren Roma yönetimi Yahudileri Filistin’den sürüp çıkardılar. 135 yılına gelindiğinde başta Kudüs olmak üzere Filistin’de neredeyse Yahudi kalmamıştı.

Yahudilerden sonra Kudüs, 395 yılına kadar Roma İmparatorluğu’nun hâkimiyetinde kaldı. Bu tarihte Roma’nın Doğu ve Batı olmak üzere ikiye bölündü. Ardından 614’e kadar bölge, Doğu Roma yani Bizans İmparatorluğu Filistin’de hâkimiyet sürdü. Arkasından da 15 yıl süren bir olan İran hâkimiyeti görülmektedir.

Kudüs İslâm’la tanışıyor

Filistin, Hz. Muhammet sav’in vefatından altı yıl sonra 638’de Halife Hz. Ömer’in fethi neticesinde ilk defa İslâm toprağı oldu. Mescid-i Aksa içerisinde Kubbetüssahra bu dönemde inşa edildi. Filistin, dört halife dönemi, Emevi ve Abbasi devletleri olmak üzere 450 yıla yakın Arapların hâkimiyetinde kaldı. 1071’de Selçukluların Anadolu’ya girmesiyle birlikte Kudüs de Türk topraklarına dâhil olmuş oldu.

Hristiyanların haçlı seferleri neticesinde 1099-1187 yılları arasında 88 yıl süreyle yine batılılar, Filistin toprakları üzerinde hâkimiyet sağladılar.

Onların Müslüman halka yaşattıkları mezalim karşısında Selahattin Eyyubi’nin düzenlediği seferle fethettiği Kudüs, yeniden İslâm toprağı oldu. Bu dönem sürgündeki Yahudilerin de kısmen Kudüs’e dönmesine izin verildi.

Böylelikle bin yılı aşkın bir süre sonra Yahudiler, yeniden Arz-ı Mev’ud hayalleri kurmaya başladılar. Tabii bununla beraber de fitne kendini göstermiş oldu. Nihayet Selahattin Eyyubi’nin ölümünden sonra yaşanan bir takım iç karışıklıklar ve sonrasında yapılan anlaşma neticesinde Kudüs, yaklaşık 40 yıl sonra yeniden batılıların yönetimine devredildi. Onların hâkimiyeti ise bu topraklarda 60 yıl kadar sürdü.

Daha sonra Müslüman Türkler, 1250’de Mısır bölgesinde kurmuş oldukları Memluk Devleti ile 1290’lı yıllar itibariyle Filistin topraklarında yaklaşık  220 yıl sürecek hâkimiyet elde ettiler. Memluklular döneminde de Yahudilerin Filistin topraklarına dönmesine müsamaha gösterildi.

Osmanlı dönemi

Filistin toprakları, 1516’da Yavuz Sultan Selim döneminde Osmanlı Devleti sınırlarına dâhil oldu. Memluklularla yapılan  Mercidâbık Muharebesi’ni kazanan Osmanlılar, Kudüs’ü ele geçirdikten sonra yeniden imar ettiler. Eski Kudüs denilen bölgeyi surlarla çevirdiler. O dönem nüfusunun yüzde doksanlara varan kısmı Araplardan oluşmaktaydı. Çoğunluğu tarımla uğraşan ve köylerde yaşayan Araplar, kendilerine tahsis edilen arazileri kullanıyorlardı. Devletin 1858’de çıkardığı ‘Arazi kanunnamesiyle tapulama sistemine geçilmek istendi. Ancak halk bununla pek ilgilenmedi. Azınlıktaki Hristiyan ve Yahudiler de şehir hayatını tercih etmişlerdi. Onlar ise ticaretle uğraşıyorlardı. Osmanlı da halk baskı altında tutulmuyordu. Özellikle din konusunda herkes kendi dinini serbestçe yaşayabiliyordu. Tabi bunu fırsat bilerek zamanla azınlıklar çeşitli imtiyazlar elde etmek istediler. Bu ve benzeri ge­lişmeler zamanla kutsal yerlere hâkim olma konusunda yoğun çekişmelere neden oldu.    

Devam edecek

Filistin tarihi 2