Duydunuz mu bu üçüncüsünü?..
Tabi duymadınız, ben de hiç duymadım.

'Kurs' ve 'dersane' isimlerini biliriz de 'kursane' nereden çıktı?
Öyle birşey yok tabi...

Kursları biliriz, mesela Kur'an kursu, ingilizce kursu, direksiyon kursu vs.

Dersaneleri de bilirdik, falan dersane, filan dersane gibi. Üniversite hazırlık, lise hazırlık vs. Eh şimdi kurslar dersane işlevi gördüğü için bu isim daha uygun olabilir...

Dersanelerin mazisine bakılırsa, 70'li yıllar itibariyle boy gösterip, 2000'li yıllarda popülaritesini iyice arttırmıştı.

Sınav birincileri genellikle dershanelerden çıkardı. Hele bir dersane vardı ki bütün birinciler oradan çıkardı.

İşte o dersane zamanla AKP iktidarıyla birlikte devleti paralel bir şekilde yönetmeye başlamıştı.

Bir zaman geldi ki iş çığırından çıktı, soruların çalındığı ortaya çıktı. Devletin hayat damarlarına kadar sızmış olan paralel yapı, sonunda darbeyi bastı.

Ee tabi kurular yandı belki ama yanında nice yaşların da hayatı zindan oldu. Yalnız esas kuruların tuzları kuruydu bir şekilde. Onlara kimse dokun(a)madı. Dokunan olsa zaten kendis de giderdi alimAllah!..

Vel hasıl, örümcek gibi memleketi dört bir yandan örmüş olan paralel yapınınkileri kapatmak isteyen siyasi irade, bu bahaneyle diğer bütün dershaneleri de kapattı.

Sonra bu dershaneler, okula dönüştürüldü. Bu arada alttan alta dersane faaliyeti de yürütüldü. Nihayet şimdi OKS ve YKS kursları adı altında faaliyetler devam ediyor.

E tabi iyi de para kırıyorlar. Diğer taraftan parası olan veli çocuğunu gönderebiliyor. Yeterki iyi bir yere gelsin derdinde olan, aslında kıt kanaat geçinen kimi aileler de boğazından kısarak, çocuğunu gönderiyor.

İşte yıllardır bunun büyük bir sorun olduğu, devletinden-vatandaşına, medyasından-STK'larına kadar hemen her platformda tartışılıyor, gündeme getiriliyor, çözüm önerileri sunuluyor, çözümsüzlükten bahsediliyor ancak maalesef bir arpa boyu mesafe katedil(e)miyor.

Peki neden?.. Bana kalırsa RANT... Biraz derine inersen Derin Devlet...

Peki çözüm?.. Tabi ki güçlü ve milli bir siyasi irade. Mevcut yapıdan bunu beklemek saflıktan başka bir şey olmaz. Çeyrek asırdır yap(a)madığına göre...

Önerimiz şu: Gerek 8. sınıf ve gerekse 12. sınıflarda neredeyse müfredata uygun ders işlenmiyor. Genellikle öğrenciler sınava çalışsınlar bahanesi ile serbest bırakılıyor. İşi ciddi tutan bir kaç öğrenci dışında çoğunluk tabiri caizse geyik yapıyor. Bu tabi çalışmak isteyen öğrenciyi de etkiliyor. Verim mi? %0 büyük oranda.

Son sınıflarda böyle de ara sınıflarda çok farklı mı sanki? Bedava dağıtılan kitapların çoğunlukla kapakları bile açılmıyor. Öğretmenler, çoğunlukla kaynak kitaptan işliyorlar dersleri. Alabilen var alamayan var...

Bu böyle yürümez sayın ilgililer! Bu böyle yürümeyeceği gibi sizi de sorumluluktan kurtarmaz.

Gelin orta son ve lise son sınıfları adeta bir dersane formatında eğitim müfredatına tabi tutun. Kendi okulunda, kendi sınıfında, kendi öğretmenleriyle ciddi bir program uygulayın. Hatta buna 4. sınıfları da katabilirsiniz.

Böyle olursa kursa giden-gitmeyen, şehirde ya da köyde yaşayan sorunu da olmaz. O zaman herkes sınavlara eşit şartlarda girer. Bu durum, okulda da başarı oranını yükseltir.

Varsa ferasetiniz, hadi buyrun yapın bakalım!