Tabi nedir o, diye merak ediyorsunuzdur elbet!

Fazla merakta bırakmayacağım ama şu tarihi bilgi ile hafızaları tazeledikten sonra açıklamam daha doğru olacaktır kanaatindeyim.

Biliyorsunuz bir ‘Dinler arası diyalog’ projesi vardı, AKP ve bir zamanlar Cemaat (şimdi FETÖ) işbirliği ile sözüm ona üç din arasında diyalog oluşturma safsatası.

Güya bu yolla dünyaya barış getireceklerdi. Oysa proje başladığı günden bu yana özellikle İslâm coğrafyasını kana bulayıp durdular.

Hatta Avrupa birliğinin isteği üzerine AKP iktidarı 2011’de hutbelerde okunmakta olan ‘Allah katında tek din İslâm’dır. (A’li İmran/19)’ ayetinin bile hutbelerde okunması yasaklanmıştı.

O dönem çok tartışıldı, çok eleştirildi, çok yorumlar yapıldı ancak AKP geri adım atmadı. Şimdi tarihler üzerinde pek durmak istemiyorum ama epey bir zaman bu ayet hutbelerde okunmadı.

Her ne kadar AB’ye girmek adına şirin görünelim diye böyle bir adım atıldı şeklinde lanse edilse de durum gösteriyor ki aslında işin temelinde Siyonizm felsefesi yatıyor. Yani talebin oradan geldiği anlaşılıyor.

Tabi sonraki zamanlar yahudi ile ilişkiler bozulduğundan mıdır, yoksa ilgili mihraklar nasılsa hedeflerine ulaştı diye ipleri gevşettiğinden midir bilinmez ama yasak, geçtiğimiz bir iki yıldır kalkmıştı.

Ha! Bunu AKP’nin puan kaybetmesine ya da şu ara sıra külhanbeyliği taslayarak puan kazanma oyununa da bağlayabiliriz.

Kısmi mi, genel mi bilemiyorum ama imamlar o süreçte hutbeden inmeden önce bu ayeti yine okumaya başlamışlardı. Yani ‘Allah katında tek din İslâm’dır. (A’li İmran/19)’

Gelgelelim başlıktaki mevzuun ne anlam ifade ettiğine. Sanırım kısmen anlaşılmıştır. Sizin de dikkatinizi çekti mi bilmiyorum, söz konusu ayet yani A’li İmran/19 maalesef yine okunmuyor.

İşin garibi kimse bu defa işin farkında da değil. Kimsenin dikkatini de çekmiyor. Zaten AKP geldi geleli bu ümmetin başına gelmeyen kalmadı. Nice değer yargıları zedelendi müslümanların.

Dertleri nedir, ne yapmaya çalışıyorlar, bu milleti neden inancından uzaklaştırmaya çalışıyorlar anlamak mümkün değil!

Biz şaşıra duralım ancak kocaman bir ‘NEDEN?’ sorusu da cevap bekliyor.