Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) yapılacak Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) seçimleri öncesinde siyasi kulislerde dikkat çeken bir iddia gündeme geldi. Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu, seçimlerde DEM Parti’ye özel kontenjan ayrılacağını ileri sürdü.
Karamahmutoğlu, bu hamlenin yalnızca HSK üyeliğiyle sınırlı kalmayacağını, aynı zamanda anayasa değişikliği için gerekli olan üçte iki çoğunluğun test edilmesine yönelik bir strateji olduğunu öne sürdü.
“DEM Parti ile Anlaştılar” iddiası
Cumhuriyet gazetesine açıklama yapan Zafer Partisi Sözcüsü Azmi Karamahmutoğlu, süreci şöyle değerlendirdi:
“CHP ve İYİ Parti ile anlaşma yapmamak ve kura çekimine kalmamak için DEM Parti ile bir mutabakat kurdular. Bu sayede Meclis’te seçim için gerekli olan üçte iki çoğunluğu sağlayacaklar. Aynı sayı, anayasa değişikliği için de gerekli. Bu, ilerideki anayasa çalışmalarının alt yapısı olabilir.”
İddia, TBMM'de yapılacak HSK seçimlerinde yeni bir siyasi denge arayışının sinyali olarak yorumlanıyor.
HSK üyeleri nasıl seçiliyor?
HSK, toplamda 13 üyeden oluşuyor. Bunlardan 7’si TBMM tarafından, kalan 4 üye ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından doğrudan atanıyor. Adalet Bakanı ve Bakan Yardımcısı da kurulda doğal üye olarak yer alıyor.
Özellikle TBMM’de yapılan seçimlerde, adayların belirlenmesi için siyasi partiler arasında üçte iki çoğunluk (400 milletvekili) gerekiyor. Bu çoğunluk, bir nevi anayasa değişikliği için gereken sayıyla örtüşüyor. Bu nedenle HSK seçimleri, çoğu zaman politik pazarlıkların ve uzlaşıların bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
2021'deki seçim dengeleri hatırlatıldı
2021 yılında yapılan son HSK seçimlerinde, TBMM'deki partiler arasında AKP-MHP bloğu ve muhalefet arasında bir mutabakat sağlanmıştı. Bu kapsamda 7 üyeden 3’ü AKP, 2’si İYİ Parti, 1’er üye de CHP ve MHP kontenjanından seçilmişti.
Ancak bu yıl, önceki mutabakatın sürdürülemeyeceği ve bunun yerine DEM Parti’nin denklemde yeni bir aktör olarak devreye girdiği iddia ediliyor.
DEM Parti 11 Nisan'da strateji toplantısı yapacak
HSK seçimlerine ilişkin tartışmaların gölgesinde, DEM Parti'nin de yeni bir strateji belirleme hazırlığında olduğu belirtildi. Partinin Merkez Yürütme Kurulu (MYK), 11 Nisan’da yapılacak kritik toplantıda bir araya gelecek.
Toplantıda, özellikle PKK’nın İmralı’dan gelen silah bırakma çağrısı sonrası açılım süreçlerinin nasıl değerlendirileceği, parti pozisyonlarının nasıl şekilleneceği ve HSK seçimleri gibi stratejik kararlar ele alınacak.
Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan liderliğindeki toplantıda, daha önce Parti Meclisi ve il eş başkanlarının görüşleri de masaya yatırılacak.
Anayasa değişikliğine giden bir yol mu?
Karamahmutoğlu’nun iddiaları, sadece HSK seçimleriyle sınırlı kalmıyor. DEM Parti ile kurulan bu yeni mutabakatın anayasa değişikliğine zemin hazırlamak için bir test aşaması olduğu öne sürülüyor. Meclis aritmetiği göz önüne alındığında, DEM Parti’nin destek vereceği bir senaryoda, iktidar kanadı anayasa değişikliği için gerekli çoğunluğa ulaşabilir.
Ancak bu iddialar, hem muhalefet hem de kamuoyunda yeni bir açılım süreci tartışmasını da beraberinde getirebilir.
Hukuki ve siyasi boyut tartışılıyor
HSK gibi kritik bir kurulun üyelerinin siyasi pazarlıklarla belirlenmesi, Türkiye’de yargı bağımsızlığı ve hukuk devleti ilkeleri açısından da endişeleri gündeme getiriyor. Yargı kurumlarının siyasi partiler arasında pazarlık konusu olması, kamuoyunda yargıya güven sorununun derinleştiği yönünde yorumlanıyor.
Ayrıca, DEM Parti’nin böylesi bir pazarlıkta yer alması, hem kendi seçmeninde hem de siyasi arenada farklı tepkilere neden olabilir.