İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından AKP’nin izleyeceği yol haritası kulislere yansıdı. İktidarın, İmamoğlu’nu siyasi olarak etkisizleştirme ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi yönetimini pasifleştirme amacı taşıyan “topal ördek” stratejisini devreye soktuğu ileri sürüldü.
İmamoğlu’nun tutuklanması sonrası gözler iktidarın planına çevrildi
19 Mart sabahı gözaltına alınan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, 23 Mart’ta yolsuzluk suçlamasıyla tutuklandı ve Silivri Cezaevi’ne gönderildi. Hakkında terör soruşturması da bulunan İmamoğlu’nun “kent uzlaşısı” dosyasında ise tutuklama talebi reddedildi.
Tutuklama kararının ardından Türkiye genelinde protesto gösterileri sürerken, AKP kulislerinde konuşulan yeni strateji kamuoyuna yansıdı. İktidarın, İmamoğlu’nu ve CHP’li İstanbul yönetimini yıpratmaya yönelik uzun vadeli bir plan üzerinde çalıştığı iddia edildi.
Topal ördek stratejisi: İki aşamalı plan
Gazeteci Nuray Babacan, “Topal Ördek Stratejisi” başlıklı yazısında, AKP’nin İBB üzerindeki kontrolü siyasi yollarla zayıflatma planını yazdı. Babacan’a göre iktidar, İmamoğlu'nun yerine geçecek ismin etkisiz kılınmasını hedefliyor ve belediyenin işlevselliğini sınırlamayı amaçlıyor.
Stratejinin iki temel ayağı olduğu belirtiliyor:
1. Yeni başkanın silikleştirilmesi ve yönetimin zayıflatılması
CHP’nin Parti Meclisi'nden belirleyeceği yeni İBB başkanvekili ile birlikte belediye yönetiminin pasif hale getirilmesi planlanıyor. Bu süreçte;
- Yeni başkanın kamuoyunda tanınmaması fırsat olarak görülüyor.
- İBB yönetimi, yolsuzluk iddialarına karşı sürekli hukuki savunmayla uğraşmaya zorlanacak.
- Devletin çeşitli kurumları aracılığıyla belediyeye ait ekonomik kaynaklara kısıtlama getirilecek, mali manevra alanları daraltılacak.
Bu şekilde İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin yönetim gücü zayıflatılacak ve yeni başkan, “görevde ama etkisiz” hale getirilecek.
2. İmamoğlu’nun kamuoyu etkisini kırmak
Stratejinin ikinci adımı ise doğrudan Ekrem İmamoğlu'nun etkisini azaltmaya yönelik. İktidara yakın kaynaklara göre:
- İmamoğlu’nun cezaevindeki süresi uzatılarak siyasi gündemden düşürülmesi hedefleniyor.
- Yolsuzluk iddialarını çürütmek için harcayacağı mesai, kamuoyundaki desteğini zayıflatacak.
- Zamanla Selahattin Demirtaş gibi, “sadece zaman zaman açıklamaları medyada yer alan bir siyasi tutuklu” figürüne dönüştürülmesi amaçlanıyor.
Kayyım kartı askıda: İkinci aşama hazır tutuluyor
Nuray Babacan’ın aktardığına göre, iktidar şu aşamada kayyum atama seçeneğini “askıya almış” görünüyor. Ancak bu kart, gerektiği anda devreye sokulmak üzere masada tutuluyor. Bu sayede, CHP yönetimi üzerinde sürekli bir baskı unsuru oluşturulması planlanıyor.
Yeni senaryo: Doğrudan müdahale yerine yıpratma süreci
AKP kulislerinde, doğrudan kayyum atamak yerine daha uzun vadeye yayılan bir stratejinin daha az riskli ve daha etkili olacağı düşünülüyor. Özellikle İmamoğlu’nun tutukluluğu sürecinde, hem CHP içindeki birlik zedelenmek isteniyor hem de sokaktaki tepkiyi azaltmak için zamanla toplumun ilgisinin düşeceği hesaplanıyor.
CHP cephesinde hazırlık sürüyor
CHP kaynakları ise bu stratejiye karşı hem hukuk hem de siyasi düzlemde hazırlık yapıldığını belirtiyor. Parti, yeni başkanvekili atamasını dikkatli bir şekilde planlayarak, İBB’nin hizmet kapasitesini korumayı hedefliyor. Ayrıca İmamoğlu’nun içeriden yapacağı açıklamaların kamuoyunda gündemde tutulması için özel bir medya ve iletişim planı hazırlandığı ifade ediliyor.