Türkiye'de yabancı dil eğitimi uzun yıllardır tartışma konusu. İlkokul ikinci sınıfta başlayan ve lise son sınıfa kadar devam eden yabancı dil dersleri, öğrencilere toplamda 11 yıllık bir eğitim sunuyor. Buna dört yıllık üniversite eğitimi de eklendiğinde süre 15 yıla kadar çıkıyor. Ancak, bu kadar uzun bir eğitim süresine rağmen, çoğu öğrencinin akıcı bir yabancı dil konuşamadığı dile getiriliyor.
Türkler neden İngilizce konuşamıyor?
Eğitimciler, uzmanlar ve öğrenciler tarafından sıkça dile getirilen bu sorunun nedenleri çeşitli açılardan inceleniyor. Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Vav TV'de katıldığı bir programda bu konuya ilişkin açıklamalar yaptı. İngilizce eğitiminde bir mantık hatası olduğunu belirten Tekin, öğrencilerin ana dillerini iyi öğrenmeden ikinci bir dili öğrenmelerinin zor olduğunu vurguladı.
Bakan Tekin: “Önce ana dilin iyi öğrenilmesi gerekiyor”
Bakan Tekin, öğrencilerin ana dil yeterliliklerinin zayıf olduğuna dikkat çekerek, şu ifadeleri kullandı:
"Çocuklarımızın önce Türkçeyi, ana dillerini öğrenmeleri lazım. Çok trajikomik. Kendi ana dilini yüz kelimeyle konuşan bir çocuktan beş yüz kelimelik, bin kelimelik yabancı dilde konuşmasını beklemek mümkün mü? Çocuklarımızın ana dil becerilerinin gelişmesi, sadece ana dil açısından değil, diğer akademik branşlar için de çok önemli. Artık gramer değil, çocuklarımızın kendilerini ifade edebileceği bir yabancı dil bilgisi öğretmek istiyoruz."
Eğitim sisteminde neler değişecek?
Millî Eğitim Bakanlığı (MEB), yabancı dil eğitiminde daha etkin bir sistem oluşturmayı amaçlıyor. Buna göre:
-
Gramer odaklı eğitim yerine, konuşma ve dinleme becerileri öne çıkarılacak.
-
Öğrencilerin kendilerini yabancı dilde ifade edebilmeleri için daha fazla uygulamalı eğitim verilecek.
-
Dil eğitimi çeşitli dijital platformlarla desteklenecek.
-
İngilizce eğitiminde öğrencinin ilgi alanları ve yeteneklerine göre bireyselleştirilmiş öğrenme yöntemleri uygulanacak.
Eğitimciler ne düşünüyor?
Eğitim uzmanları, Türkiye'deki dil öğretiminde temel eksikliğin ezberci sistem olduğuna dikkat çekiyor. Yapılan araştırmalara göre, öğrenciler sınavlarda dil bilgisi ve kelime ezberi yaparak başarılı olabilirken, konuşma ve yazma becerilerinde geride kalıyor. Bu durum, yabancı dilin doğal bir iletişim aracı olarak değil, akademik bir zorunluluk olarak görülmesine neden oluyor.