Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, grup toplantısında yaptığı konuşmada Türkiye’nin tarihinin en büyük adalet ve kalkınma krizlerinden birini yaşadığını belirterek, yargının siyasi bir sopa haline getirildiğini söyledi. Arıkan, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasına da sert tepki gösterdi.
“Bugün Türkiye’de adalet krizi derinleşmiştir”
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada gündeme dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Arıkan, tutuklamaların artık bir tedbir değil, siyasi baskı aracı haline geldiğini vurgulayarak, Türkiye’nin adalet ve kalkınma krizini aynı anda yaşadığını ifade etti.
“Bugün Türkiye’de, hem de Adalet ve Kalkınma Partisi iktidarında, tarihimizin en büyük adalet ve kalkınma krizleri yaşanmaktadır.”
“Sarayın gölgesinde vesayet dönemi”
Arıkan, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tarafsızlık ilkesinden uzaklaştığını ve parti genel başkanı sıfatıyla hareket ettiğini belirtti. Bakanlar, valiler ve kaymakamların da kamu yöneticisi değil, parti temsilcisi gibi davrandığını belirtti:
“Bu tavrın kaybedeni milletimiz olacaktır. Kimse bu sürecin adil olduğunu bize inandırmaya çalışmasın. Çünkü süreç, hakikatin ortaya çıkması için değil, hükümete rakip çıkılmaması için işletiliyor.”
Gizli tanık eleştirisi: "Yargı mizah konusu oldu"
Ekrem İmamoğlu hakkındaki süreci değerlendiren Arıkan, gizli tanık ve somut olmayan delillerle yürütülen yargılamalara dikkat çekti. Sosyal medyada bu sürecin artık mizaha dönüştüğünü ifade etti:
“Hakimler ve savcılar bağımsız karar alabilseydi, kimse gizli tanıklara şüpheyle bakmazdı. Bugün ise yargı tarafsız olmaktan çıkmış, mizah konusu olmuştur.”
İktidara sert sözler: “Kendi kamburunuzu görün”
Arıkan, yolsuzlukla mücadelede çifte standart uygulandığını belirtti ve isim vermeden birçok eski skandalı hatırlattı. İktidarın kendi içindeki sorunları görmeden muhalefeti hedef almasına tepki gösterdi:
“Parsel parsel Ankara’yı satanlar dışarıda, Rıza Zarrab’tan rüşvet alanlar dışarıda, külçe altınla yakalanan milletvekilleri dışarıda... Kendi bakanlığına dezenfektan satanlar dışarıda. Ama muhalefet belediye başkanları cezaevinde. Eğer gerçekten derdiniz yolsuzluksa, kendi kamburunuzu görmeyip başkasına ‘düz yürü’ demekten vazgeçin.”
Çarpıcı örnek: Beşiktaş ve Elazığ Belediyesi ihaleleri
Arıkan, Elazığ ve Beşiktaş belediyelerinin aynı şirketten aldığı araç kiralama ihalelerini örnek vererek, iktidar ve muhalefet belediyeleri arasındaki yargı yaklaşımındaki farkı gözler önüne serdi:
“Beşiktaş Belediye Başkanı aynı şirketle yapılan ihale nedeniyle tutuklanıyor. Elazığ Belediyesi için ise ne bir soruşturma ne de bir savcı görevlendiriliyor. Fark ne? Biri iktidar, diğeri muhalefet partisine ait.”
Yargının siyasallaşmasına tepki: “Amaç siyaseti dizayn etmek”
Saadet lideri, yargının muhalefeti bastırma aracı olarak kullanılmasına tepki göstererek, yaşanan operasyonların amacının yetim hakkını korumak değil, siyaseti dizayn etmek olduğunu belirtti:
“Bugün yürütülen operasyonlar, adalet arayışı değil, siyasetin dizayn edilmesidir. Biz bunu reddediyoruz. Tek çıkar yol vardır: Adalet, adalet, adalet!”
Trump görüşmesi ve uluslararası sessizlik
Erdoğan’ın 16 Mart’ta ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı telefon görüşmesine de değinen Arıkan, bu görüşme sonrası yaşanan hukuki gelişmelerin tesadüf olmadığını savundu:
“Bu görüşmeden sonra ABD’den gelen açıklamalar, F-35 programına dönüş sinyalleri ve ekonomik yaptırımların kaldırılması gibi başlıklar gündeme geldi. Aynı anda Türkiye’de hukuksuzluklar artarken, Amerika sessizliğe büründü. Bu tesadüf değil.”